Peygamber efendimiz (sav) muhacir olarak Medine’ye gelip mescidi şerifini kurduğunda ona 3 kapı yaptı. Güney yönüne bir kapı. Kıble, kuzeyde Beyt-i Makdisin olduğu yere doğruydu. Doğu yönüne bir kapı: Babü’n Nebi ve babü Osman diye isimlendirildi sonradan Babü Cibril olarak meşhur oldu. Batı yönüne bir kapı: Bu kapı, Atike binti Abdullah bin Yezid bin Muaviye’nin evine yakın olması nedeniyle Babü Atike olarak isimlendirildi. Günümüzde Babü’r Rahmet olarak bilinmektedir. Kıble-i Şerif’in değişmesinin ardından güney yönündeki babı değiştirildi ve Mescidi Nebevi’nin kuzey yönüne taşındı. Mescit kapılarının pervazı taştan yapılmıştı. Halife Ömer bin Hattab (ra) mescide 3 kapı daha ekleyerek genişletti. Böylelikle Babü Cibril ve Babü’n Nisa (bu kapı, Hz. Ömer’in, “bu kapıyı keşke kadınlara bıraksanız, onlara mahsus olsa” demesi üzerine böyle isimlendirilmiştir.) olmak üzere 2 kapı doğuda, Babü’r Rahmet ve Babü’s Selam olmak üzere iki kapı batıda ve son olarak isimleri bilinmeyen iki kapı kuzeyde olmak üzere Mescidi Nebevi 6 kapılı olmuştur. Halife Osman bin Affan (ra), kapıların genişletilmesini Hz. Ömer (ra) zamanındaki gibi bırakmıştır.




