Adının Fadîh Mescidi olmasının nedeni, Ebu Eyyub El-Ensari ve sahabelerden bir grubun -Allah onlardan razı olsun- içkinin yasaklandığı haberini duyunca el-Fadıh'ın su tulumlarını dökmüş olmalarıdır. Bu bölgede yapılan camiye de bundan dolayı Fadîh Camii adı verilmiştir. Fadîh; hurma ağacının olgunlaşmadan ve nemlenmeden önceki meyvesinden alınan kısımdır. Aynı zamanda, Beni Nâdir gazvesi sırasında Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in burada namaz kılması nedeniyle Beni Nâdir Mescidi olarak da anılır. Cabir bin Abdullah'tan (Allah her ikisinden de razı olsun) rivayete göre, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, Beni Nadir'i kuşattığında, Fadîh Mesdinin bulunduğu yerde çadırını kurdu ve orada altı vakit namaz kıldı. İbn Şebbe, Câbir bin Abdullah (Allah her ikisinden de râzı olsun)'dan rivayet etti: Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-, Beni Nadir'i kuşattığında, Fadîh Mesdinin bulunduğu yerde çadırını kurdu. Fadîh Mescidinde altı gece namaz kıldı. İçkinin haram kılındığı haberi orada içen Ebu Eyyub ve bir grup Ensar'a ulaştı. Orada içki kaplarını attılar, bütün içkilerini (Fadîh) döktüler. Bu yüzden Fadîh Mescidi olarak isimlendirildi. İçkiyi yasaklayan ayetin inişiyle ilgili Enes'in rivayetine gelince, o da başka bir yerde, Ebu Talha'nın evindedir. Buhari'de şöyle geçer:
“Ben Ebu Talha'nın evinde insanlara içki servisi yapıyordum. Derken şarabın yasaklandığını bildiren ayet nazil oldu. Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem bir tellala bunu ilan etmesini emretti. Tellal bunu ilan ediyordu. Ebu Talha bana: "Çık bak bakalım! Bu ses de neyin nesi?" dedi. Ben de çıktım. [Sonra dönüp] şöyle dedim: Bu tellal şöyle bağırıyor: Duyduk duymadık demeyin! Bundan böyle şarap, haram kılındı! Bunun üzerine Ebu Talha bana: Git! Şarapları dök! dedi. O gün Medıne sokaklarından içki aktı. O gün Arapların Fadıhten başka içkisi yoktu. [İçki haram kılınınca] bazı insanlar: "Midelerinde içki bulunan Müslümanlar Allah yolunda öldürüldü. Onların durumu ne olacak?" diye sordu. Bunun üzerine; "İman eden ve iyi işler yapanlara, hakkıyla sakınıp iman ettikleri ve iyi işler yaptıkları, sonra yine hakkıyla sakınıp iman ettikleri, sonra da hakkıyla sakınıp yaptıklarını ellerinden geldiğince güzel yaptıkları takdirde (haram kılınmadan önce) tattıklarından dolayı günah yoktur. (Önemli olan inandıktan sonra iman ve iyi amelde sebattır). Allah iyi ve güzel iş yapanları sever," ayet i nazil oldu.”
Konumu: Kuba Mescidi'nin doğu tarafında, yaklaşık bir kilometre uzaklıkta olup, Kuba Mescidi'nden gelenlerin sağ tarafında kalır.
Fîrûzâbâdî, el-Meġānimü’l-muṭâbe kitabında şöyle der: Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'in namaz kıldığı mescidlerden biridir. Fâdîh Mescidi bugün Şems Mescidi bilinir. Kuba Mescidi'nin doğusunda, vadinin kenarında büyük siyah taşlarla döşeli yer seviyesinden yüksekte olan küçük bir mescittir.
Es-Semhudi, Vefaü’l- Vefa kitabında şöyle demiştir: Bu mescid kare şeklindedir ve doğudan batıya on bir arşın ölçüsündedir. Kıbleden Şam’a yöneliktir.




