Hafız İbn-i Hacer, El-İsabe kitabının tercümesinde Muhayrik için şöyle demiştir: Muhayrik en-Nadrî Yahudilerin Beni Nâdir kolundandır. Vâkıdî, onun müslüman olup Uhud'ta şehit olduğunu nakleder. O malını Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e vasiyet etmişti ve bunlar yedi bahçeydi: Mîseb, Sâfiye, Dellâl, Hasnâ, Burka, A‘vâf (A‘râf) ve Meşrube Ümmi İbrâhîm. Peygamber Efendimiz (s.a.v.), onları sadaka olarak verdi. Ahbar-ül Medine kitabında İbn Şebbe'nin İbn Şibah'dan rivayet ettiğine göre: O, Resulullah'ın (Allah'ın salat ve selamı ona olsun) Muhayrik’in Uhud’da şehit olmadan önce mallarını Resullullah’a (s.a.v.), bıraktığını (vasiyet ettiğini) Resullullah’ın (s.a.v.), ise onları sadaka olarak bağışladığını söyler. Bunun üzerine Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: “Muhayrik Yahudiler’in, Selman Farisilerin ve Bilal Habeşlilerin öncüsüdür.”
Süheylî, "er-Ravżü’l-ünüf" adlı eserinde şunları söyler: Beni Nadir'dendir. Resûlullah (s.a.v.) Muhayrik’in mallarını vakfetmiştir. Ayrıca o islamda hapsedilen (göz altına alınan) ilk kişilerdendi.
Zührî şöyle der: Yedi bahçe vardı ve isimleri şunlardı: A‘vâf veya A‘râf, Sâfiye, Dellâl, Mîseb, Burka, Hasnâ ve Meşrube Ümmi İbrahim (Hz. Mariya annemiz (ra) orada yaşadığı için bu isim verilmiştir).



