Tevbe Sütunu (Ebu Lübabe Sütunu)

Kıymetli sahabe efendimiz Ebu Lübabe Beşir bin Abdulmünzir el-Ensari’ye nispetle Ebu Lübabe sütunu da denir. Bu şekilde isimlendirilmesinin sebebi rivayetlerde şu şekilde geçer: Ebu Lübabe (ra) kendisini iple mescidi nebevideki bir direğe bağladı. İnsani ihtiyaçlarını gidermesi ve namaz kılması için kızı onun iplerini çözüyordu. On gece kadar bu vaziyet sürdü. 7 veya 8 gün böyle kaldığını söyleyen de vardır. Kendini direğe bağlamasının sebebi ise şudur: Müslümanlar Evs kabilesinin müttefiki olan Beni Kurayza kabilesini kuşatmaya aldığında Sad bin Muaz’ın hakemliğini kabul edip etmeme hususunu sordular, Ebu Lübabe de onlara eliyle işaret etti. “Bu işareti yapar yapmaz Allah’a ve resulüne ihanet ettiğimi anladım.” Der. Ardından mescide geldi ve kendini bağladı. Tebük gazvesinde geride kaldığı için, “Allah tevbemi kabul edene kadar hiçbir şey yemeyecek içmeyecek ve kendimi çözmeyeceğim” diyerek kendini bağladığını; 7 gün bu şekilde kaldıktan sonra güçsüzlükten bayıldığını akabinde Allah azze ve celle’nin onu affettiği de söylenir. Allahü teala Ebu Lübabe’yi affettikten sonra insanlar ona Allah seni bağışladı dedi. Ebu Lübabe ise Allah’ın resulü benim iplerimi çözene kadar ben kendimi çözmeyeceğim diye cevap verdi. Bunun üzerine Nebi (sav) geldi ve onun iplerini elleriyle çözdü. Bu sütun ravzai şerifin ortasında, Hz. Aişe validemizin sütununun sağında bulunmaktadır. Minber tarafından dördüncü, kabri şerif tarafından ikinci ve kıble tarafından üçüncü sütundur. Sol tarafının üst kısmında açık bir yazı ile “Bu Ebu Lübabe sütünudur, Tevbe Sütunu olarak da bilinir.” Yazmaktadır.

Bu yeri paylaş

Yakındaki yerler

Tüm yerleri gör

Yeni yerlerden ilk siz haberdar olun