Medine-i Münevver ve çevresindeki en önemli doğal alanlardan biridir. Mescid-i Nebevi'nin kuzey tarafında, 5,5 km uzaklıkta, doğudan batıya doğru uzanan ve hafif kuzeye eğimli sıradağdır. Sekiz kilometre uzunluğunda, 2-3 kilometre genişliğinde ve en yüksek rakımı 1070 metredir. Kayalarının çoğu kırmızı granit, bazı kısımları ise koyu yeşil ve siyah renktedir. Yılın çoğu gününde yağmur suyunu tutan (Meharis) adı verilen doğal oyuklara sahiptir. Onun faziletleriyle ilgili pek çok hadis vardır. Bazıları vermek gerekirse; Buhari ve Müslim:
- Ebu Humeyd dedi ki: "Nebi Sallallahu Aleyhi ve Sellem ile birlikte Tebuk gazvesinden dönüyorduk. Nihayet yüksek bir yerden Medine'yi gördüğümüzde şöyle buyurdu: İşte bu Tabe'dir, bu da bizi seven, bizim de kendisini sevdiğimiz bir dağ olan Uhud'dur." Buhari ve Müslim:
- Enes b. Malik r.a.'dan rivayete göre Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem Uhud dağını görünce: "Bu bizi seven, bizim de kendisini sevdiğimiz bir dağdır. Hicretin üçüncü yılının Şevval ayında iki ordu karşılaştığı gün Uhud günü orada bazı olaylar yaşandı. *- Bizden hoşlanmayan ya da bizim hoşlanmadığımız bir yer var mı? Uhud, bizi seven ve bizim de onu sevdiğiiz bir dağdır. Bunda hiçbir şüphe de yoktur ama bizden hoşlanmayan ya da bizim hoşlanmadığımız bir yer var mı? En iyisini Allah bilir bunun cevabı şu şekildedir: Birincisi: Medineliler Uhud’u gördüklerinde Uhud günü sevdiklerini hatırlardı. Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de bunların arasındadır. “Uhud bizi sever, biz Uhud’u severiz” Buyurmuştur. Bunun dağ ve o gün orada yaşananlar ile ilgisi yoktur. İkincisi: Bazı alimler, Uhud dağının, diğerlerinden daha fazla sevildiğini ve bu durumun dile getirildiğini söyler. Allah en iyisini bilir.




