Abdullah ibn Ömer rivayet etmiştir: Resulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem şöyle buyurmuştur: "Bu gece Akik vadisinde iken bana Rabbimden bir elçi geldi ve şöyle dedi: "Şu mübarek vadide namaz kıl ve "haccın içinde umre de vardır" de" dedi."
Buraya Mübarek Vadi adını verdi.
A- Akik Vadisi, Bereketli, hayırlarla dolu bir vadidir:
Müslim: Ukbetü'bnü Âmir'den naklen rivayet etmiştir: Biz suffada iken Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) (dışarı) çıkarak: »Hanginiz her gün hiç bir günâha girmeden ve akrabalık bağlarını kesmeden Buthân'a yahut Akîk'e gidip, oradan iki tane iri hörgüçlü dişi deve getirmek ister?» diye sordu. Biz: Yâ Resûlâllahl Bunu (hepimiz) dileriz... dedik. Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem). «O hâlde her birinizin mescide giderek Allah Azze ve Celle'nin kitabından iki âyet öğrenmesi veya okuması onun için iki dişi deveden daha hayırlıdır. Üç âyet onun için üç deveden, dört âyet dört deveden ve okunacak âyetler kendi sayılarınca develerden daha hayırlıdırlar.» buyurdular.
Hadislerde duraklamalar var; Anlatıcı, yer ve ilim öğrenmeye teşvik eder.
B- Ekilip Biçilmeyen Araziyi Canlandırmaya İlişkin, Bunun Fıkhi Durumu:
İbn Şebbe'nin Tarihü’l Medine kitabında: Peygamber efendimiz (sav), Akik’in bir kısmını Bilal bin Hâris'e ikta etti (pay olarak verdi) ancak o bu araziyi kullanmayınca Ömer, Allah ondan razı olsun bu payı ondan aldı.
C- Peygamber Efendimiz'in Yolculuktan Dönerken Ailesiyle İlgilenmesine İlişkin Adabı:
İbn Ömer'den (Allah her ikisinden de razı olsun) rivayete göre: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Akik'te konakladı, geldiğimiz gece kadınlara gitmekten bizi men etti.
Müslim: Cabir'den, dedi ki: Medine'ye vardığımızda evIerimize girmek için gittik. Rasulullah Sallallahu Aleyhi ve Sellem: GeceIeyin -yani akşam vaktinde- girmek üzere biraz aceIe etmeyin ki, kocasından ayrı kaImış saçı başı karışık oIan kadın taransın ve etek traşı oIup temizIensin Buyurdu."
D- Ömer (ra), Akik’ten Getirdiği Çakıl Taşlarıyla Mescid-i Nebevî'yi fırçaladı
Akik Vadisinin Görülecek Yerleri Arasında:
A- Urve bin Zübeyr'in Sarayı ve Kuyusu:
Urve bin Zübeyr el-Kureyşi Ebu Abdullah. Medine'deki yedi fakih’ten biridir. Annesi, Zâtünnitâkayn lakaplı Esma bint Ebi Bekir El-Sıddık, teyzesi ise Mü'minlerin Annesi olan Hz. Aişe (ra) dir. Ömer bin Hattab'ın halifeliğinin sonlarında doğmuş, Medine'de yaşayıp Basra'ya, oradan da Mısır'a taşınmış en sonunda yeniden Medine’ye dönmüş ve hicri 94 yılında burada vefat etmiştir.
Urve bin Zübeyr'in sarayı, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in mescidinden yaklaşık 5000 metre uzaklıkta olup, Zülhuleyfe yolu üzerindeki Akik Vadisi’nde yer almaktadır.
Bir soru: İlim, fazilet ve mevki sahibi Urve, nasıl olur da Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in mescidinden ayrılıp uzakta yaşayabilir?
Cevabı, onun bu konudaki içtihatını açıklayan şu rivayettedir:
Abdullah bin Hasan'dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Ali bin Hüseyin bin Ali bin Ebî Talib -Zeyn el-Abidin - . Her gece seher vakti Urve bin Zübeyr ile birlikte Resûlullah'ın mescidinin arka tarafında otururlardı. Ben de onlarla otururdum. Bir gece Emevilerin haksız zulmü ve saltanatı hakkında konuşuyorduk. Bu durum onların değiştirebileceği bir durum değildi. Sonra Allah'ın kendilerine ceza vermesinden korktukları şeyleri anlattılar. O sırada Urve Ali'ye şöyle dedi: Ey Ali, kim zalimler topluluğundan uzak durursa, Allah o zalimin yaptıklarından dolayı hoşnutsuzluğunu bilir. Eğer o da o zalimlere meylederse, sonra Allah'ın gazabı bu zulme ses çıkarmayana da dokunur. "Urve çıktı ve Akik sakinleşti." Abdullah, sonra ben dışarı çıktım ve hacetimi gidermeye gittim dedi. ” İbn Sa’d



