Harra tarafında yaşayan bir kabiledir. Bölgeleri Bani Harise Harra’sı olarak meşhur olmuştur. Onlar Evs kabilesindendir. Beni Harise’den olan sahabe-i kiram: Züheyr bin Rafi' bin Hadic Ebu Rafi', Hani bin Niyar Ebu Bürde ve Nüheyr bin Heysem (bu üç sahabe ikinci Akabe'ye katılmıştır). Beni Harise’den Bedr savaşına katılanlar: Mesud bin Sa’d bin Amir, Ebu Abs bin Cebr ve Hani bin Niyar Kuran-ı Kerim’de Beni Harise’nin zikri geçmektedir, bazıları: Birincisi: Buhari Cabir bin Abdullah’tan (r.a.) rivayet ettiği hadisinde "Hani sizden iki zümre bozulmaya yüz tutmuştu."[Ali İmran, 122] buyruğu, bizler yani Selime oğulları ile Harise oğulları hakkında inmiştir. Hiçbir zaman bu ayetin inmemiş olmasını arzu etmem .. Çünkü yüce Allah: "Halbuki Allah, o ikisinin velisidir" diye buyurmaktadır. Bu hadiste Cabir bin Abdullah (r.a) "Hani sizden iki zümre bozulmaya yüz tutmuştu."[Ali İmran, 122] ayeti, bizler hakkında inmiştir diyor. Yani Selime oğulları ile Harise oğulları hakkında. Beni Selime Hazrec kabilesinden olup akrabaları olan Beni Harise ise Evs kabilesindendir. Ayet Uhud gazvesi hakkında nazil oldu. Uhud günü Abdullah bin Ubey ve arkadaşları geri döndüğünde, iki grup Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'den uzak durup geride kalmak ve Abdullah bin Ubey'le birlikte gitmek istediler ama Allah onları korudu ve Allah Resulünden ayrılmadılar. Cenab-ı Hak inayetiyle onlara, üzerlerindeki nimetlerini hatırlattı. Hiçbir zaman bu ayetin inmemiş olmasını arzu etmem .. Çünkü yüce Allah: "Halbuki Allah, o ikisinin velisidir" buyurmaktadır der. Yani: Her ne kadar bu ayet onlara karşı bir kızgınlık gibi görünse de, sonunda onlar için büyük bir şeref vardır. Cenab-ı Hak: {Ve Allah onların velisidir}, buyurmaktadır. Yani: Onları düşündükleri geri çekilmeden savunur; zira bu, şeytanın vesveselerindendir ve onların güçsüzlüğünden değil. Bu, Allah'ın hamdi sayesinde eriştikleri şereften ve O'nun onlara dost olduğunu bildiren bir ayet indirmesinden dolayı aşırı bir sevinçtir. Ayrıca bu, tasarlanan bir düşünce değildir zira planlanmamış ve üzerinde sebat edilmemiştir. İkincisi: {Onlardan bir gurup da demişti ki: Ey Yesribliler (Medineliler)! Artık sizin için durmanın sırası değil, haydi dönün! İçlerinden bir kısmı ise: Gerçekten evlerimiz emniyette değil, diyerek Peygamber'den izin istiyordu; oysa evleri tehlikede değildi, sadece kaçmayı arzuluyorlardı.} Ahzab 13 Ayet Evs bin Kayzi hakkında nazil oldu (Hafız İbn Hacer, El-İsabe kitabında şöyle demiştir: Evs bin Kayzi münafıktı ve “Gerçekten evlerimiz emniyette değil” diyen o idi. Kavminden kim bu görüşte olsa, ayrılıp evine gitmek için Allah Resulü'nden (sav) izin istedilerr. Aslında onlar müslümanlarla beraber savaşmaktan kaçmak istediler. “Evlerimiz düşmanın yolu üstünde, evlerimizin yağmalanmasından korkuyoruz” dediler. Bunun üzerine Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem evleri düşman tehlikesinde olmamasına rağmen onları gönderdi. Evs hakkında da Cenab-ı Hakk'ın şu ayeti nazil oldu: {Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir gruba uyarsanız, imanınızdan sonra sizi döndürüp kâfir yaparlar.} Ali İmran 100 Konu: Bunlardan biri de İbn Hişam'ın rivayetinde adı geçen Mirba bin Kayzi'dir, kördür. Uhud'a giderken duvarının yanından geçerken: Allah Resulü (s.a.v.) şöyle buyurdu: " Bize kılavuz olup, müşriklere uğratmadan, yakın bir yoldan onların yanına kadar götürecek kim var?" Benî Hârise bin Hâris'in kardeşi Ebû Hayseme: "Ben, ey Allah'ın Resûlü." dedi ve İslâm ordusunu Benî Hârise'nin arazisi içinden geçirip gözü kör ve kendisi münafık olan Mirba b. Kayzî'nin bahçesine uğratmıştı ki, Mirba, Peygamberimiz Aleyhisselamla Müslümanların seslerini işitince, onların yüzlerine toprak atmak üzere kalktı ve: "Eğer sen Resûlullah isen, sana benim bahçeme girmene izin vermiyorum!" dedi ve eline bir avuç toprak alıp: "Vallahi ey Muhammed, Bu toprağı, senden başkasına isabet ettirmeyeceğimi bilseydim, muhakkak senin yüzüne atardım!" dedi. Bunun üzerine ashab onu öldürmeye davranınca, Peygamberimiz Aleyhisselam: "Öldürmeyin bunu! Bunun gözleri de kördür, kalbi de kördür!" buyurdu. Ayrıca bu kabilenin topraklarında Mustarah Mescidi ve Şeyhayn ağaçlığı vardır.



