Ka'b bin Eşref, Tay kabilesinden bir şairdi, annesi ise Beni Nadir kabilesindendi. Ka'b bin Eşref çok zengin olup Araplar arasında güzelliğiyle tanınan biriydi. Kalesi, Medine’nin güneyin doğusunda, Beni Nadir’in evlerinin arkasında yer alıyordu.
Müslümanların Bedir'de zafer kazandığı haberini duyunca şöyle dedi: Bu gerçek mi? Bu insanlar Arapların en şereflileri, insanların efendileri! Gerçekten Muhammed bu kadar kişiyi öldürmüşse yerin altı üstünden daha hayırlıdır. Haberin doğru olduğunu doğrulayınca ise, Allah'ın düşmanı, Allah Resulü'ne (s.a.v.) saldırmak, düşmanlarını övmek ve onları Müslümanlara karşı kışkırtmak için yola çıktı. Kureyş’e varana kadar Müslümanların galibiyetine razı olmadı. Muttalib bin Ebu Veda'a’ es-Sehmî’nin yanına gitti ve müşrikler tarafından öldürülen Kuleyp topluluğuna için ağladığı şiirler okumaya başladı. Müşrikleri öfkeye sürüklüyor, onlara kinlerini hatırlıyor ve Müslümanlara karşı savaşa çağırıyor, böylece Allah Resulü (s.a.v.) ile olan ahdini bozuyordu.
İbn Hibban: İbn Abbas'tan Allah her ikisinden de razı olsun: Ka'b bin Eşref Mekke'ye geldiğinde; Kab’ın yanına gelip dediler ki: Biz sikaye ve sidane ehliyiz (Kabe hizmettarı) ve sen Yesrib halkının efendisisin, o halde biz mi daha hayırlıyız, yoksa kavminden ayrılan bu soyu kesik bizden daha mı hayırlı olduğunu iddia ediyor? Dedi ki: Siz ondan daha hayırlısınız. Bunun üzerine Resûlullah'a (s.a.v.), Doğrusu sana buğzeden, soyu kesik olanın ta kendisidir” ayeti ve Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve bâtıla iman ediyorlar, sonra da kâfirler için “Bunlar Allah’a iman edenlerden daha doğru yoldadır” diyorlar. " ayeti nazil oldu.
Ahdini bozması, ihaneti ve ümmeti bölme çabaları nedeniyle Resûlullah (s.a.v.) hicri üçüncü yılın Rebiülevvel ayında Kab’ hakkında hüküm verdi.
Buhari, Müşriklerle Cihad babında şöyle rivayet etmiştir: Cabir bin Abdullah'tan (Allah her ikisinden de razı olsun), şöyle dedi: Allah'ın Elçisi (sav), şöyle buyurdu: Ka'b b. Eşrefin işini kim bitirebilir, diye sordu. Çünkü o Allah'a ve Resulüne eziyet vermiş bulunuyor... Hadis uzun olup Müslim'de de geçmektedir. Ka’b bin Eşref'in öldürülmesine ilişkin sorulara yanıt: A- Onu öldürme emri, savaş halindeyken ümmete yaptığı büyük ihanetten kaynaklanır. Buhari, Ka’b olayını şöyle tercüme etmiştir: Müşriklerle Cihad babı. Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) ile olan ahdini bozarak İbni Hibban'ın rivayetinde olduğu gibi Mekke'ye gitti ve müşrikleri Allah Resulü'ne ve Müslümanlara karşı kışkırttı. Mâzeri, Müslim'in şerhinde şunları söylemiştir: “Ka'b, Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e karşı hiç kimseye yardım etmeyeceğine dair onunla ahit yapmasına rağmen ahdini bozduğu, ona hakaret ettiği ve sövdüğü için öldürüldü. Onun öldürülmesi bazıları için sorun oldu ancak olaya bu yönden bakmak gerekir. Durum açıkladığımız gibi gelişti.” İbn Teymiyye, Ka'b ibn Eşref hakkında şöyle demiştir: "O, kendisiyle antlaşma yapılmış ve aralarında sükunet sağlanmış bir kimseydi. Bu konuda ilim sahipleri ve siyerciler arasında hiçbir ihtilaf yoktur ve bu bilgi , özellikle belirtmeye gerek olmayan kesin bir bilgidir.” Şafii şöyle demiştir: "Bu konu hakkında siyer alimlerinden, Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Medine'ye geldiğinde bütün Yahudilerle anlaşma yaptığı gerçeğine karşı çıkan (cizye vediklerini iddia etmek dışında) kimseyi tanımıyorum. B- Hüküm, ülü’l emr olan Allah Resulü (s.a.v.) tarafından verilmiştir, zira bu tür konularda ülü’l emr’in emri dışında hareket etmek caiz değildir. C- Bazıları da şöyle demiştir: Ka’b’ı öldürülme kararının verilmesine sebep, Müslüman kadınlara asılmak / sarkıntılık edilmesi değildir. Eğer sebep Müslüman kadınları suçlamak olsaydı, İfk hadisesinde Müminlerin Annesi Hz. Aişe'yi suçlayan kişi de öldürülürdü.
Ka’b bin Eşref Kalesi: Medine’nin güneydoğu kesiminde kayalık bir plato üzerinde kurulmuş küçük bir kale olan kalenin uzunluğu 33 metre, genişliği 33 metre, geri kalan duvarlarının yüksekliği 4 metre, kalınlığı ise 1 metredir. Batı tarafında bir kapısı oluo, bazıları 140 cm uzunluğunda, 80 cm genişliğinde ve 40 cm kalınlığında devasa taşlardan yapılmış sekiz büyük kulesi vardır. Ortası geniş, kare bir yapıda olup 1.000 metre alana sahiptir. Kalenin içi 10 odalıdır ve içinde bir de kuyu bulunmaktadır.



