Ebu Üseyd es-Sâ'idi radıyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah aleyhissalâtu vesselâm Nebit çarşısına gidip ona baktılar ve: "Burası sizi münâsip bir çarşı değildir" buyurdular. Sonra bir başka çarşıya gidip baktılar Yine: "Burası da size uygun bir çarşı değil" buyurdular. Sonra şu çarşıya döndü, içini dolaşıp (tedkik buyurdular) ve: "İşte sizin çarşınız burasıdır! Sakın burası daraltılmasın ve burada (satış ve alış) yapanlardan vergi alınmasın" buyurdular” (İbni Mace)
Bu rivayet ise Nebit Çarşısının yerini tespit etmeyi sağlıyor:
İbn Şibah, Salih bin Keysan'dan rivayetle şöyle demiştir: Resûlullah (s.a.v.) Baki'uz Zübeyr'in bulunduğu yere bir kubbe vurdu ve şöyle dedi: Burası sizin çarşınızdır. Bunun üzerine Ka'b bin Eşref geldi, oraya girdi ve halatı kesti. Bunun üzerine Resûlullah (s.a.v.) şöyle dedi: "sorun değil, onu daha sağlam bir yere taşıyacağım." Bunun üzerine onu Medine çarşısının bulunduğu yere taşıdı ve şöyle dedi: Burası sizin çarşınızdır, çarşıda yer tutmayın, alıp satandan vergi alınmayacaktır.
Bu rivayetler, Baki'uz Zübeyr'in Nebit çarşısı olduğunu veya onun bir parçası olduğunu göstermektedir. Baki'uz Zübeyr'in, Mescid-i Nebevî'nin güneydoğusunda ve Baki mezarlığının neredeyse batı tarafında yer almaktadır.
Nebit Çarşısının Tarihi:
Nebit pazarı, Cahiliye döneminde şehrin en eski pazarlarından biri olarak kabul edilmektedir. Bunun delili olarak, Peygamber Efendimiz'in (s.a.v.) dedes i Haşim bin Abd Menaf'ın hikayesi gösterilir. Haşim bin Abd Menaf'ın Medine'ye gelip Abdulmuttalib bin Haşim'i doğuran Selma bint Amr el-Neccariye ile evlendiğinde:
Bunun üzerine Haşim, ticaretin yapıldığı Kureyş kervanına gitti. Medine’ye doğru yol aldıklarından Nebit çarşısında durdular, ve orada yıl boyunca kurulan bir çarşıya rastladılar ve oraya gelen insanları gördüler. O çarşıda alışveriş yaptılar. Çarşının merkezinde, kendisi adına ne alınıp satılacağını emreden bir kadın gördüler. Hem kararlı, asil hem de güzel bir kadın gördü. Haşim dul mu yoksa evli mi diye o kadını sordu. Dul olduğunu, Uhayha bin Cülah ile evlenip ondan Amr ve Mabed adında iki çocuğu olduğunu ancak kocasının ondan ayrıldığı söylenildi. Kavmi arasındaki şerefi nedeniyle evleneceği kişiye kendi durumunun kendi ellerinde olması, eğer kocasından hoşlanmazsa kendi isteğiyle kocasından ayrılabileceğine dair şart koşuyordu. İşte bu kadın Selma bint Amr bin Zeyd bin Lebid bin Hidaş bin Amir bin Ganim bin Adi bin Neccar idi. Haşim ona evlilik teklifinde bulundu. Selma bint Amr, Haşim’in şerefini ve soyunu öğrenince onunla evlenmeyi kabul etti. Haşim orada yemek verdi, onunla beraber kervanda bulunanlar evlilikleri için dua etti. O kervanda Abdi Menaf, Mahzumoğulları ve Sehmoğullarının aralarında olduğu 40 kişi vardı. Hazrec’ten bazı kimseler çıkıp dua etti. Arkadaşları ile beraber günlerce orada kaldı. Selma bint Amr, Abdulmuttalib’in hep yanında kaldı ve ondan en büyüğü Şeybe adında çocukları oldu.
Bu rivayet, Nebit pazarının Beni Neccar'ın evlerinin yakınında olduğuna işaret etmekte ve aynı zamanda kadının toplumdaki rolünü de açıklamaktadır. Bu pazar, İslam'ın başlangıcına kadar kurulmaya devam etmiş, daha sonra Medine’nin ana pazarı haline gelen Mescid-i Nebevi'nin batısında bulunan Peygamber efendimizin (sav) çarşısının açılması ile yavaş yavaş ortadan kalkmıştır. Nebit Çarşısı arazisi ise, Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’in hibe etmesi ile Zübeyr bin Avvam'ın (Allah ondan razı olsun) oldu. Siyeri Nebevi’de birkaç rivayette bu pazardan bahsedilmiştir:
1- Cabir bin Abdullah (Allah her ikisinden de razı olsun)'dan rivayetle şöyle dedi: Birisi ticaret malı ile geldi, onu Nebit çarşısında sattı. Dediler ki: Mallarını nereden aldın? O adam dedi ki: Ben Necid'den geldim ve sizin için toplanmış kaplanları ve tilkileri gördüm. Siz ise onlardan habersizsiniz. Daha sonra onun bu sözleri Peygamber Efendimiz (s.a.v.)'e iletildi de onlara karşı 400 sahabe ile birlikte sefere çıktı. 700 veya 800 kişiydi diyenler de vardır.
Başka bir rivayette:
Cabir (ra) rivayet eder: Resûlullah (s.a.v.), yanında Ömer ibn Hattab (Allah ondan razı olsun) ile Nebit çarşısına uğramıştı. Bir kadın yanına geldi ve şöyle dedi: “Ya Resûlullah, bana karşı kocam evde kadın gibidir. Ben Müslüman bir kadınım, Müslüman kadının sevdiği şeyleri severim.” Resûlullah (s.a.v.): “onu bana getir” buyurdu, kadın sonra kocasıyla beraber geldi. …
Önemli bir husus:
İbn-i Zebale'nin bir rivayetinde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Baki'u'z-Zübeyr'de namaz kıldığı bildirilmektedir. Bu demektir ki, Nebit çarşısı satılıp ismi "Baki'u'z-Zübeyr" olarak değiştikten sonra bu olay olmuştur. Burası satılınca, çocukları ve torunları için evler inşa edilmiş. Allah Resulünün (Allah’ın salat ve selamı üzerine olsun) namaz kıldığı yere de Baki'u'z-Zübeyr mescidi yapılmıştır.
Baki'u'z-Zübeyr Mescidi: İbn Zebale, Ata' bin Yesar'dan rivayet etmiştir, Peygamber (s.a.v.) Baki'u'z-Zübeyr’de iki rekat Duha namazı kıldı. Sahabeler: “Bu, senin kılmadığın bir namazdır.” Dedi. Peygamber Efendimiz ise “Bu, arzu ve korku namazıdır, o halde onu kaçırma.” Buyurdu.
Nebit Çarşısındaki Ticari Hareketlilik
Bu pazardaki ticari faaliyetlerin çok çeşitli olduğu, burada hayvan, kıyafet ve benzeri şeyler satıldığı rivayetlerden anlaşılmaktadır. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) dişi sarı devesini ve kabağını bu çarşıdan satın almıştır. Bu ise pazara Medine dışından ticaret malları getirildiğini gösterir:
Muhammed bin Ömer, Abdüsselam bin Cübeyr’den o ise babasından rivayetle şöyle dedi: Resûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- “ Bol sütlü Yedi devesi vardır. Zülcedr'de olur, birisi cammade olurdu., sütü gider gelirdi. Bir devenin ismi mehra, diğer deveye lekha, bir diğerine şakra , ve diğer birisine debba denilirdi.. Sa’d bin Ubade mehre devesini Beni Âkil’in hayvanlarından göndermişti, sütü çok boldu. Şakra ve eddeba AlNebit çarşısında Beni Amir'den satın alınmıştı.
Peygamber Efendimiz (sav) de bu pazardan giymek için bir elbise satın aldı:
Deniliyor ki: Hakim bin Hizam, Hudeybiye anlaşmasında o elbiseyi getirdi, kervanla Şam’a gidecekti. Elbiseyi Resûlullah (s.a.v.)'e gönderdi, fakat o “ben müşriklerin hediyesini kabul etmiyorum” dedi. Hakim dedi ki: Hediyemi reddetmesi beni çok kaygılandırdı ve onu Nebit çarşısında Saim Samni'ye sattım. Zeyd bin Hârise oraya girdi ve onu satın aldı, ben de Resûlullah (s.a.v.)'i, Allah ona salât ve selâm versin, sonra onu giyerken gördüm ve o da olayın geri kalanını anlattı.



